Uzamış Yas Bozukluğu, yakın bir kişinin ölümünün ardından yaşanan yoğun özlem veya kaybedilen kişiyle ilgili zihinsel meşguliyetin uzun süre devam etmesi ve yas sürecinin kişinin günlük yaşamındaki işlevselliğini belirgin biçimde etkilemesiyle karakterize bir bozukluktur. Normal yas sürecinden farklı olarak belirtiler zaman içinde belirgin biçimde azalmayabilir ve yaşamın yeniden düzenlenmesini güçleştirebilir.
Yoğun özlem, kaybı kabullenmekte güçlük, duygusal acı, yalnızlık hissi, yaşamın anlamsızlaştığını düşünme, kaybedilen kişiyi hatırlatan durumlardan kaçınma veya günlük yaşama yeniden katılmakta zorlanma görülebilir. Yasın süresi tek başına bozukluk anlamına gelmez; belirtilerin niteliği, yoğunluğu ve işlevsellik üzerindeki etkisi birlikte değerlendirilir.
Psikoterapide kayıpla ilişkili düşünceler, duygular ve kaçınma örüntüleri değerlendirilir. Kaybın yaşam öyküsü içinde anlamlandırılması, yasla ilişkili yoğun duyguların ele alınması ve kişinin günlük yaşamla yeniden bağ kurabilmesinin desteklenmesi üzerinde çalışılır.