Blog’a dön

Yas ile Depresyon Arasındaki Fark Nedir?

Yas ile Depresyon Arasındaki Fark Nedir?

Bir yakının kaybından sonra kişi yoğun üzüntü yaşayabilir. Ağlayabilir, uyku ve iştahı değişebilir, enerjisi azalabilir, eskiden yaptığı bazı şeyleri yapmak istemeyebilir. Bu belirtilerin bazıları depresyonda görülen belirtilere benzediği için kişi: “Depresyona mı girdim?” diye düşünebilir.

Ancak yas ile depresyon aynı şey değildir.

Yas doğal bir tepki olabilir

Yas, önemli bir kaybın ardından ortaya çıkabilen doğal bir insan deneyimidir. Yoğun üzüntü yaşamak tek başına psikolojik bozukluk anlamına gelmez. Yas sırasında duygular çoğu zaman kaybedilen kişiyle ve kaybın sonuçlarıyla yakından ilişkilidir.

Kişi bazı anlarda yoğun üzüntü yaşarken başka zamanlarda çevresiyle iletişim kurabilir veya kısa süreli olumlu duygular yaşayabilir.

Yas sırasında olumlu duygular yaşanabilir mi?

Evet yaşanabilmektedir. Kişi bir anıyı anlatırken gülebilir. Arkadaşlarıyla zaman geçirirken bir süre iyi hissedebilir. Ardından tekrar yoğun özlem yaşayabilir. Bu duygusal dalgalanmalar yas sürecinde görülebilir.

İyi bir an yaşamak kişinin kaybı önemsemediği anlamına gelmez.

Depresyonda tablo nasıl farklı olabilir?

Depresyonda düşük duygudurum veya ilgi ve haz kaybı daha yaygın ve süreğen bir tablo oluşturabilir. Kişinin kendisi, geleceği ve yaşamı hakkındaki olumsuz değerlendirmeler yalnızca kayıpla sınırlı olmayabilir.

Enerji, uyku, iştah, konsantrasyon ve günlük işlevsellik de etkilenebilir. Ancak bu ayrım her zaman kişinin kendi başına kolayca yapabileceği kadar net değildir.

Yas ve depresyon aynı anda bulunabilir mi?

Evet bulunabilir. Bir kişinin yas yaşıyor olması depresyon gelişemeyeceği anlamına gelmez. Bu nedenle: “Yakınını kaybetti, böyle hissetmesi normal.” diyerek ciddi ve devam eden belirtileri otomatik olarak göz ardı etmek doğru değildir. Aynı şekilde yoğun üzüntüyü hemen depresyon olarak değerlendirmek de doğru değildir.

Suçluluk her ikisinde de olabilir mi?

Yas sırasında suçluluk çoğunlukla kaybedilen kişiyle ilişkili olabilir: “Keşke daha fazla yanında olsaydım.” Depresyonda ise değersizlik ve suçluluk daha geniş alanlara yayılabilir: “Ben hiçbir şeyi doğru yapamıyorum.” gibi düşünceler görülebilir. Ancak bunlar kesin tanı koydurucu kurallar değildir. Klinik değerlendirme bütün tablo üzerinden yapılır.

Zaman tek başına yeterli bir ölçüt değildir

“Şu kadar ay geçtiyse artık yas değildir.” gibi basit bir yaklaşım doğru değildir. Yasın seyri kişiden kişiye değişebilir.

Değerlendirmede sürenin yanında belirtilerin yoğunluğu, niteliği ve kişinin yaşamındaki etkisi dikkate alınır.

Ne zaman profesyonel değerlendirme düşünülebilir?

Kayıptan sonra yaşadığınız belirtiler günlük yaşamınızı ciddi biçimde etkiliyor, kendinizi uzun süredir yoğun biçimde değersiz veya umutsuz hissediyor ya da temel sorumluluklarınızı sürdürmekte belirgin güçlük yaşıyorsanız profesyonel değerlendirme yararlı olabilir.

Kendinize zarar verme veya yaşamınıza son verme düşünceleri eyleme dönüşebilecek nitelikteyse bulunduğunuz yerdeki acil sağlık hizmetlerinden destek alınmalıdır.

Sonuç

Yas ve depresyon bazı ortak belirtilere sahip olabilir ancak aynı durum değildir. Bir kaybın ardından yoğun üzüntü yaşamak tek başına depresyon anlamına gelmez. Bununla birlikte yas döneminde depresyon da gelişebilir. Bu nedenle yalnızca tek bir belirtiye veya geçen süreye bakarak kişinin kendisine tanı koyması yerine bütün klinik tablonun değerlendirilmesi gerekir.

Blog’a dön Randevu Al