Blog’a dön

Sürekli Kontrol Etme İhtiyacı: Kapı, Ocak ve Diğer Kontrol Takıntıları

Sürekli Kontrol Etme İhtiyacı: Kapı, Ocak ve Diğer Kontrol Takıntıları

Evden çıktınız.

Kapıyı kilitlediğinizi hatırlıyorsunuz.

Birkaç dakika sonra aklınıza bir düşünce geliyor:

“Acaba gerçekten kilitledim mi?”

Geri dönüp kontrol ediyorsunuz.

Kapı kilitli.

Bir süre rahatlıyorsunuz.

Ardından yeni bir düşünce ortaya çıkıyor:

“Kontrol ettim ama gerçekten dikkatli baktım mı?”

Bu kez yeniden kontrol etme isteği oluşabilir.

Kapı, ocak, ütü, elektrikli cihazlar veya yapılan bir işin doğruluğu konusunda tekrar tekrar kontrol etme ihtiyacı bazı kişiler için önemli ölçüde zaman alan bir döngüye dönüşebilir.

Normal kontrol ile tekrarlayıcı kontrol arasındaki fark

Evden çıkmadan önce kapıyı kontrol etmek olağandır.

Ocağı kapattığımızdan emin olmak da günlük yaşamın normal bir parçasıdır.

Sorun kontrol davranışının varlığı değildir.

Kontrolün tekrar tekrar yapılması, kişinin emin olmasına rağmen şüphenin geri gelmesi ve kontrol etmediğinde yoğun kaygı yaşaması daha önemli hale gelebilir.

Örneğin kişi kapıyı bir kez kontrol etmek yerine defalarca geri dönebilir.

Kontrol ettikçe neden daha fazla şüphe duyabilirim?

İlk bakışta bunun tam tersinin olması beklenir.

“Kontrol edersem emin olurum.”

Ancak çok sık yapılan kontroller bazen kişinin kendi hafızasına olan güvenini azaltabilir.

Aynı davranış tekrar tekrar gerçekleştirildiğinde hangi kontrolün ne zaman yapıldığı birbirine karışabilir.

Kişi:

“Bugün mü kontrol ettim, dün mü?”

“Gerçekten baktım mı yoksa baktığımı mı düşünüyorum?”

diye sorgulamaya başlayabilir.

Böylece kontrol etmek kesinlik sağlamaya çalışırken yeni şüpheler oluşturabilir.

Sorumluluk hissi kontrolü artırabilir

Bazı kişiler için temel korku yalnızca kapının açık kalması değildir.

Asıl düşünce:

“Benim dikkatsizliğim yüzünden kötü bir şey olursa?”

olabilir.

Örneğin:

“Ya ocağı açık bıraktıysam ve yangın çıkarsa?”

“Ya kapıyı kilitlemediysem ve eve biri girerse?”

Bu durumda kişi yalnızca olumsuz olaydan değil, o olayın sorumlusu olmaktan da korkabilir.

Yüzde yüz emin olmak mümkün mü?

Kontrol döngüsünün önemli noktalarından biri kesinlik ihtiyacıdır.

Kişi:

“Kapıyı kilitlediğimden yüzde yüz emin olmak istiyorum.”

diye düşünebilir.

Ancak hafızamız ve algımız matematiksel kesinlik sağlamaz.

Bu nedenle küçük bir şüphe her zaman üretilebilir.

“Ya yanlış hatırlıyorsam?”

Bu sorunun kesin cevabını aramak kontrol davranışını devam ettirebilir.

Kontrol yalnızca kapı ve ocakla ilgili değildir

Kontrol davranışları çok farklı alanlarda görülebilir.

Gönderilen e-postayı tekrar tekrar okumak,

mesajda yanlış bir şey yazıp yazmadığını kontrol etmek,

işte hata yapıp yapmadığını defalarca incelemek,

arabayı park ettikten sonra zarar verip vermediğini kontrol etmek

veya geçmişte yapılan bir konuşmayı zihinsel olarak tekrar tekrar değerlendirmek de benzer bir kesinlik arayışıyla ilişkili olabilir.

Bazı kontroller fiziksel, bazıları ise zihinseldir.

Kontrol etmezsem kötü bir şey olursa?

Kontrol davranışının bırakılmasını zorlaştıran düşüncelerden biri budur.

Kişi kontrol etmediğinde kaygı yaşayabilir.

Kontrol ettiğinde ise rahatlar.

Böylece zihin:

“Kontrol ettiğim için kötü bir şey olmadı.”

şeklinde bir bağlantı kurabilir.

Bu durum davranışın tekrar edilmesine katkıda bulunabilir.

Her kontrol davranışı OKB midir?

Hayır.

Günlük yaşamda hepimiz birçok şeyi kontrol ederiz.

Bir davranışın klinik açıdan değerlendirilmesinde ne kadar sık tekrarlandığı, ne kadar zaman aldığı, kişinin kontrolü erteleyip erteleyemediği ve yaşamını ne ölçüde etkilediği önemlidir.

Tek bir davranış üzerinden OKB tanısı konulamaz.

Ne zaman psikolojik destek düşünülebilir?

Kontroller evden çıkmanızı geciktiriyor, işe veya randevulara yetişmenizi zorlaştırıyor, gün içinde uzun zamanınızı alıyor veya kontrol etmediğinizde yoğun kaygı yaşıyorsanız profesyonel değerlendirme yararlı olabilir.

Psikoterapide kişinin şüphe ve sorumlulukla kurduğu ilişki, kesinlik ihtiyacı ve kontrol davranışlarının kaygı üzerindeki etkisi ele alınabilir.

Daha ayrıntılı bilgi için Obsesif-Kompülsif (Takıntı-Zorlantı) Bozukluğu ve İlişkili Bozukluklar çalışma alanını inceleyebilirsiniz.

Blog’a dön Randevu Al