Blog’a dön

Korkulan Şeyden Kaçınmak Fobiyi Neden Sürdürebilir?

Korkulan Şeyden Kaçınmak Fobiyi Neden Sürdürebilir?

Korktuğumuz bir şeyden uzaklaşmak son derece anlaşılır bir tepkidir.

Asansörden korkan kişi merdiveni seçer.

Uçaktan korkan kişi yolculuğu iptal eder.

Köpeklerden korkan kişi karşı kaldırıma geçer.

Kişi korkulan durumdan uzaklaştığında kaygısı genellikle azalır.

Tam da bu rahatlama nedeniyle kaçınma davranışı tekrar edebilir.

Kaçınma neden bu kadar güçlüdür?

Örneğin kişi asansöre yaklaşırken yoğun kaygı yaşar. Merdiveni kullanmaya karar verir. Kaygısı azalır. Zihin şu bağlantıyı öğrenebilir: “Asansöre binmedim ve rahatladım. ”Bir sonraki sefer kişinin yeniden merdiveni seçme ihtimali artar.

Kısa vadede rahatlatıcı olan davranış, uzun vadede korkunun sorgulanmadan devam etmesine katkıda bulunabilir.

Kişi neyi öğrenme fırsatını kaçırır?

Kaçınma sürekli hale geldiğinde kişi: “Asansöre binsem gerçekten ne olurdu?” sorusunun cevabını deneyimleyemez. Korkulan sonuç gerçekleşmeyebilir. Kaygı yükselse bile zaman içinde değişebilir. Kişi durumla baş edebildiğini fark edebilir.

Ancak sürekli kaçınma bu yeni öğrenmelerin oluşmasını engelleyebilir.

Güvenlik davranışları da kaçınma olabilir mi?

Kaçınma her zaman bir yere hiç gitmemek şeklinde değildir. Kişi korktuğu duruma girerken kendisini güvende hissetmek için belirli davranışlara bağımlı hale gelebilir. Örneğin yalnızca belirli bir kişi yanındayken asansöre binebilir. Uçakta sürekli nabzını kontrol edebilir. Çıkışa en yakın yerde oturmadan kapalı bir ortama giremeyebilir. Bu davranışlar bazen kişiye: “Bunu yalnızca bu önlem sayesinde atlattım.” mesajını verebilir.

Kaçınma zamanla genişleyebilir mi?

Evet. Başlangıçta yalnızca çok yüksek yerlerden kaçınan kişi zamanla daha düşük katlardan da rahatsız olabilir.

Uçaktan kaçınan kişi uzak seyahat planlarını tamamen bırakabilir.

Kapalı alanlardan korkan kişi asansörün ardından metro veya kalabalık alanlardan da kaçınmaya başlayabilir.

Bu nedenle korkunun kişinin yaşam alanını giderek daraltıp daraltmadığı önemlidir.

“O zaman korktuğum şeyin üzerine hemen gitmeliyim” mi?

Bu çıkarım da doğru değildir. Özellikle yoğun fobilerde kişinin kendisini hazırlıksız biçimde aşırı korktuğu bir duruma zorlaması çok yoğun bir deneyime dönüşebilir. Psikolojik tedavide maruz bırakma çalışmaları planlı, güvenli ve terapötik bir çerçevede uygulanır. Amaç kişiyi korkutmak değildir. Amaç korkulan durumla ilgili yeni öğrenmelerin oluşmasına yardımcı olmaktır.

Maruz bırakma ne demektir?

Maruz bırakma, kişinin korktuğu nesne veya durumla uygun koşullarda ve planlı biçimde karşılaşmasını içeren kanıta dayalı psikolojik yöntemlerden biridir.

Çalışmanın biçimi kişinin korkusuna ve klinik değerlendirmeye göre değişebilir.

Bazı durumlarda süreç daha kolay adımlardan başlayarak ilerleyebilir.

Buradaki temel amaç yalnızca kaygıyı o anda sıfırlamak değil, kişinin korkulan durum hakkındaki beklentilerini yeniden değerlendirebilmesini sağlamaktır.

Korkunun tamamen yok olması gerekir mi?

Hayır gerekmez. İnsanların belirli durumlarda korku yaşaması doğaldır.

Psikoterapinin amacı kişinin hiçbir zaman korkmamasını sağlamak da değildir. Daha önemli hedef, korkunun kişinin hayatını yönetmesini ve seçeneklerini sürekli sınırlandırmasını azaltmaktır.

Kişi: “Kaygı yaşayabilirim ama buna rağmen hareket edebilirim.” deneyimini geliştirebilir.

Ne zaman psikolojik destek düşünülebilir?

Korkunuz nedeniyle önemli aktiviteleri iptal ediyor, seyahatlerden kaçınıyor, iş veya sosyal yaşamınızı değiştiriyor ya da hayatınızı korkuyla karşılaşmamak üzerine düzenliyorsanız profesyonel değerlendirme yararlı olabilir.

Özgül fobiler psikoterapiyle ele alınabilen sorunlardır ve uygun yöntem kişinin bireysel değerlendirmesine göre belirlenir.

Blog’a dön Randevu Al