Blog’a dön

Büyük Bir Hayat Değişikliğinden Sonra Neden Zorlanıyorum?

Büyük Bir Hayat Değişikliğinden Sonra Neden Zorlanıyorum?

Hayatınızda uzun zamandır istediğiniz bir değişiklik gerçekleşmiş olabilir.

Yeni bir işe başlamış, başka bir şehre taşınmış, evlenmiş, bir ilişkiyi sonlandırmış veya yaşam düzeninizi tamamen değiştirmiş olabilirsiniz.

Değişiklik olumlu olsa bile kendinizi beklediğiniz kadar iyi hissetmeyebilirsiniz. Bu durum bazen kişiyi şaşırtır: “İstediğim şey gerçekleşti. Neden hâlâ zorlanıyorum?” Çünkü insan yalnızca olumsuz olaylara değil, önemli değişikliklere de uyum sağlamak zorundadır.

Olumlu değişiklikler de stres yaratabilir mi?

Evet stres yaratabilir. Stres yalnızca kötü olaylarla ilişkili değildir.

Yeni bir işe başlamak olumlu bir gelişme olabilir ancak yeni insanlar, yeni sorumluluklar ve belirsizlik anlamına da gelir.

Evlilik istenen bir karar olabilir fakat günlük yaşamın ve rollerin yeniden düzenlenmesini gerektirir.

Başka bir ülkeye veya şehre taşınmak heyecan verici olabilir ancak alışılmış çevrenin ve sosyal desteğin değişmesine yol açabilir.

Bu nedenle: “Bu güzel bir değişiklik, zorlanmamam gerekiyor.” düşüncesi her zaman gerçekçi değildir.

Zihin neden eski düzene dönmek isteyebilir?

Alışılmış yaşam öngörülebilirdir. Hangi yolu kullanacağınızı, kimlerle görüşeceğinizi, günün nasıl ilerleyeceğini çoğunlukla bilirsiniz. Büyük değişikliklerde bu otomatik düzen bozulur. Zihin daha fazla karar vermek ve yeni koşullara uyum sağlamak zorunda kalır. Bu durum zihinsel yorgunluk oluşturabilir.

Eski hayatı özlemek yanlış mı?

Hayır. Yeni yaşamınızdan memnun olurken eski düzeninizi özleyebilirsiniz.

Örneğin yeni bir şehre taşınmaktan memnun olduğunuz halde eski arkadaşlarınızı ve alışkanlıklarınızı özleyebilirsiniz.

Bu iki duygu birbiriyle çelişmek zorunda değildir. Yeni bir başlangıç bazen aynı zamanda eski bir dönemin sona ermesi anlamına gelir.

“Yanlış karar mı verdim?” düşüncesi

Uyum sürecinde zorlanan kişi değişikliğin kendisini sorgulamaya başlayabilir: “Demek ki buraya taşınmak hataydı.”, “Bu işe başlamamalıydım.”, “Eski hayatım daha iyiydi.” ancak bir değişikliğin başlangıçta zorlayıcı olması tek başına yanlış karar verildiğini göstermez.

Kararın kendisi ile değişime uyum sağlama sürecini birbirinden ayırmak önemlidir.

Kendinizi başkalarıyla karşılaştırmak

Sosyal medyada veya çevrenizde benzer değişiklikleri yaşayan insanların çok hızlı uyum sağladığını düşünebilirsiniz. Ancak dışarıdan görünen yaşam ile kişinin iç deneyimi aynı olmayabilir. Uyum süresinin kişiden kişiye değişmesi doğaldır.

Ne zaman uyum güçlüğünden söz edilebilir?

Bir yaşam değişikliğinin ardından bir süre stres yaşamak beklenebilir. Ancak duygusal veya davranışsal belirtiler belirginleşiyor ve iş, sosyal yaşam veya günlük sorumluluklar üzerinde önemli bir etki oluşturmaya başlıyorsa profesyonel değerlendirme düşünülebilir. Bu durum otomatik olarak bir psikolojik bozukluk olduğu anlamına gelmez.

Psikoterapi nasıl yardımcı olabilir?

Psikoterapide değişikliğin kişi açısından ne anlama geldiği, geride bırakılanlar, yeni yaşamın getirdiği beklentiler ve uyumu zorlaştıran düşünce ve davranışlar değerlendirilebilir.

Amaç kişiye: “Değişime alışmalısın.” demek değildir.

Kişinin yeni yaşam koşulları içerisinde kendisine uygun bir denge oluşturmasına yardımcı olmaktır.

Blog’a dön Randevu Al