Blog’a dön

Aklımdan Çıkmayan ve İstemediğim Düşünceler Neden Olur?

Aklımdan Çıkmayan ve İstemediğim Düşünceler Neden Olur?

İnsan zihnine gün içerisinde çok sayıda düşünce gelir.

Bazıları önemlidir, bazıları anlamsızdır ve çoğunu birkaç saniye sonra unuturuz.

Ancak bazı düşünceler özellikle rahatsız edici olabilir.

Kişi:

“Bunu neden düşündüm?”

“Ben nasıl böyle bir şey düşünebilirim?”

“Bu düşüncenin gelmesi benim hakkımda ne söylüyor?”

diye sorgulamaya başlayabilir.

Düşüncenin kendisinden çok, ona verilen anlam kişinin kaygısını artırabilir.

İstenmeyen düşünce nedir?

İstenmeyen düşünceler kişinin bilinçli olarak çağırmadığı ve çoğu zaman rahatsız edici bulduğu düşünce, görüntü veya dürtüler olabilir.

Bunlar bazen kişinin değerleriyle tamamen ters düşebilir.

Örneğin sevdiği birine zarar vermekten korkan bir kişinin zihnine rahatsız edici bir görüntü gelebilir.

Bu görüntünün ortaya çıkması kişinin bunu yapmak istediği anlamına gelmez.

Ancak kişi düşünceyi önemli bir işaret olarak yorumlarsa kaygı başlayabilir.

Düşünceler neden tekrar tekrar gelir?

Bir düşünce rahatsız edici bulunduğunda kişi doğal olarak onu zihninden çıkarmaya çalışabilir.

“Bunu düşünmemeliyim.”

Ancak düşüncenin gelip gelmediğini kontrol etmek için zihnin onu takip etmesi gerekir.

Bu da paradoksal biçimde düşüncenin daha görünür hale gelmesine neden olabilir.

Kişi:

“Hâlâ düşünüyor muyum?”

diye kontrol ettikçe düşünce tekrar fark edilir.

Bir şeyi düşünmek onu istemek anlamına gelir mi?

Hayır.

Zihnimizden geçen her düşünce isteğimizi, karakterimizi veya gelecekteki davranışlarımızı temsil etmez.

İnsan zihni çok çeşitli olasılıklar üretebilir.

Ancak rahatsız edici bir düşünceye:

“Bunu düşündüysem demek ki içimde böyle bir istek var.”

anlamı verildiğinde düşüncenin önemi artabilir.

Kişi kendisini tekrar tekrar analiz etmeye başlayabilir.

Düşünceyi bastırmaya çalışmak

Rahatsız edici düşünceleri tamamen engellemek cazip görünebilir.

Ancak düşünceleri sürekli kontrol etmek ve bastırmaya çalışmak kişinin zihinsel dikkatini tam olarak kaçınmak istediği konuya yöneltebilir.

Bu nedenle düşüncenin ortaya çıkması ile düşünceyle uzun süre meşgul olmak birbirinden ayrılmalıdır.

Bir düşüncenin zihne gelmesini her zaman kontrol edemeyebiliriz.

Fakat düşünceye nasıl tepki verdiğimiz farklı olabilir.

Sürekli anlam aramak

Kişi bazen saatlerce:

“Neden aklıma geldi?”

“Bunun gerçek olma ihtimali var mı?”

“Ben kötü biri miyim?”

gibi soruların cevabını arayabilir.

Bir cevap bulduğunda kısa süreli rahatlama yaşanabilir.

Ancak ardından:

“Ya kendimi kandırıyorsam?”

gibi yeni bir soru ortaya çıkabilir.

Böylece düşünce üzerinde zihinsel inceleme devam eder.

Güvence istemek

Rahatsız edici düşünceler yaşayan kişi yakınlarına:

“Sence ben böyle bir şey yapar mıyım?”

“Bu düşüncenin gelmesi normal mi?”

“Ben kötü biri değilim, değil mi?”

gibi sorular sorabilir.

Güvence kısa süreli rahatlatabilir.

Fakat rahatlama sürekli dışarıdan alınan güvenceye bağlı hale gelirse kişi aynı soruyu yeniden sorma ihtiyacı hissedebilir.

Her istenmeyen düşünce OKB midir?

Hayır.

İstenmeyen düşünceler birçok insanın yaşayabileceği deneyimlerdir.

Bir düşüncenin zihne gelmesi tek başına obsesif-kompülsif bozukluk anlamına gelmez.

Değerlendirmede düşüncelerin sıklığı, yarattığı sıkıntı, kişinin bunlara verdiği tepki ve düşünceler nedeniyle gerçekleştirdiği tekrarlayıcı davranışlar gibi birçok unsur dikkate alınır.

Ne zaman psikolojik destek düşünülebilir?

İstenmeyen düşünceler gününüzün önemli bir bölümünü kaplıyor, yoğun kaygıya yol açıyor veya düşünceleri etkisiz hale getirmek için sürekli davranışlar gerçekleştiriyorsanız profesyonel değerlendirme yararlı olabilir.

Psikoterapide amaç kişinin zihninden geçen her düşünceyi kontrol etmek değildir.

Düşüncelere verilen anlam, kesinlik ihtiyacı, güvence arama ve düşünceyi etkisiz hale getirmeye yönelik davranışlar üzerinde çalışılabilir.

Daha ayrıntılı bilgi için Obsesif-Kompülsif (Takıntı-Zorlantı) Bozukluğu ve İlişkili Bozukluklar çalışma alanını inceleyebilirsiniz.

Blog’a dön Randevu Al