Bir belirti yaşadığınızda hekime başvurmanız ve yapılan incelemelerde ciddi bir sorun saptanmaması rahatlatıcı olabilir. Fakat belirti devam ediyorsa yeni bir soru ortaya çıkabilir: “Testler normal ama ben neden hâlâ bunu hissediyorum?”
Çarpıntı, mide rahatsızlığı, baş dönmesi, kas gerginliği veya boğazda sıkışma gibi belirtiler kişinin yaşam kalitesini gerçekten etkileyebilir.
Tıbbi incelemelerde açıklayıcı bir bulgu saptanmaması, kişinin yaşadığı belirtinin gerçek olmadığı anlamına gelmez. Aynı şekilde belirtilerin otomatik olarak psikolojik olduğu anlamına da gelmez.
“Bir şey bulunamadı” ne anlama gelir?
Tıbbi değerlendirmede yapılan testler belirli hastalıkları ve fiziksel nedenleri araştırmak için kullanılır. Sonuçların normal olması değerlendirilen bazı hastalıklar açısından güven verici olabilir. Ancak testlerin neyi dışladığını ve başka bir incelemeye ihtiyaç olup olmadığını değerlendirecek kişi hekimdir.
Bu nedenle: “Testler normal çıktı, demek ki tamamen psikolojik.” sonucuna tek başına ulaşmak doğru değildir.
Psikolojik süreçler gerçekten fiziksel belirti oluşturabilir mi?
Zihin ve beden birbirinden tamamen bağımsız değildir. Kaygı sırasında kalp atışının hızlanması bunun en basit örneklerinden biridir. Stres ve kaygı; kas gerginliği, terleme, mide-bağırsak hareketleri ve nefes alışverişi gibi birçok bedensel süreçle ilişkili olabilir. Bu belirtiler hayal ürünü değildir.
Kişi gerçekten çarpıntı yaşayabilir, midesinde rahatsızlık hissedebilir veya kaslarının gerildiğini fark edebilir.
Bedeni sürekli kontrol etmek belirtileri daha görünür hale getirebilir
Bir fiziksel belirtiden endişelenmeye başladığımızda dikkatimizi bedenimize daha fazla yöneltebiliriz. Kalp atışımızı kontrol ederiz. Başımızın dönüp dönmediğini takip ederiz. Vücudumuzda yeni bir ağrı olup olmadığını araştırırız.
Normalde fark edilmeyecek küçük bedensel değişiklikler böylece çok daha belirgin hale gelebilir.
Güvence neden bazen kısa sürer?
Hekim: “Şu anda ciddi bir sorun görünmüyor.” dediğinde kişi rahatlayabilir. Fakat birkaç saat veya gün sonra belirti tekrar hissedildiğinde: “Ya bir şey gözden kaçtıysa?” düşüncesi ortaya çıkabilir.
Kişi tekrar muayene olmak, yeni testler yaptırmak veya internetten araştırma yapmak isteyebilir. Bu davranışlar kısa süreli rahatlama sağlasa da sağlıkla ilgili belirsizliği tamamen ortadan kaldırmayabilir.
Belirtiler devam ediyorsa ne yapılmalı?
İlk amaç belirtinin “fiziksel mi psikolojik mi?” olduğuna kişinin kendi başına karar vermesi değildir. Yeni, değişen, şiddetli veya devam eden fiziksel belirtilerde uygun tıbbi değerlendirme önemlidir.
Tıbbi değerlendirmeyle birlikte belirtilerin stres, kaygı ve kişinin bedenine yönelttiği dikkatle nasıl ilişkili olduğunun incelenmesi de yararlı olabilir.
Ne zaman psikolojik destek düşünülebilir?
Sağlığınızla ilgili düşünceler günün önemli bölümünü kaplıyor, bedeninizi sürekli kontrol ediyor veya tıbbi değerlendirmelere rağmen hastalık korkusu yaşamınızı belirgin biçimde etkiliyorsa psikolojik değerlendirme yararlı olabilir.
Psikoterapide amaç kişiye: “Belirtilerin gerçek değil.” demek değildir.
Belirtilerin oluşturduğu kaygı, bedene yönelen dikkat ve sağlıkla ilgili düşünce ve davranış döngülerini anlamaktır.