Back to Blog

Psikoz Nedir? Gerçeklik Algısı Nasıl Etkilenebilir?

Psikoz Nedir? Gerçeklik Algısı Nasıl Etkilenebilir?

Psikoz kelimesi günlük dilde bazen yanlış veya damgalayıcı biçimde kullanılabiliyor.

Oysa psikoz belirli belirtilerin bulunduğu klinik bir durumu ifade eder.

Psikotik bir süreç sırasında kişinin gerçekliği değerlendirme biçiminde belirgin değişiklikler ortaya çıkabilir.

Kişi başkalarının paylaşmadığı güçlü inançlar geliştirebilir, başkalarının duymadığı sesleri duyabilir veya çevresindeki olaylara alışılmışın dışında anlamlar yükleyebilir.

Ancak psikozun tek bir nedeni yoktur ve psikoz yaşamak otomatik olarak şizofreni tanısı anlamına gelmez.

Gerçeklik değerlendirmesi ne demektir?

Günlük yaşamda düşüncelerimizi ve algılarımızı dış dünyadaki bilgilerle karşılaştırabiliriz.

Örneğin aklımıza: “İnsanlar benim hakkımda konuşuyor olabilir.” düşüncesi geldiğinde bunun yalnızca bir ihtimal olduğunu değerlendirebiliriz.

Psikotik süreçlerde ise bazı düşünceler kişi için son derece kesin ve tartışılmaz hale gelebilir.

Kişi yaşadığı deneyimi gerçek olarak algıladığı için çevresindeki insanların farklı açıklamalarını kabul etmekte zorlanabilir.

Psikozda hangi belirtiler görülebilir?

Psikotik belirtiler farklı biçimlerde ortaya çıkabilir. Bunlar arasında: sanrılar, halüsinasyonlar, düşünce ve konuşmada belirgin düzensizlik ve davranışlarda önemli değişiklikler bulunabilir.

Her kişide aynı belirtiler görülmez. Belirtilerin niteliği ve şiddeti de değişebilir.

Sanrı nedir?

Sanrı, kişinin aksi yöndeki kanıtlara rağmen güçlü biçimde sürdürdüğü ve içinde bulunduğu kültürel bağlamla açıklanamayan yanlış inançları ifade edebilir.

Örneğin kişi herhangi bir yeterli kanıt olmadan takip edildiğine veya kendisine özel mesajlar gönderildiğine kesin biçimde inanabilir.

Ancak günlük şüpheler, yanlış anlamalar veya kaygılı düşünceler otomatik olarak sanrı değildir.

Bu ayrım klinik değerlendirme gerektirir.

Halüsinasyon nedir?

Halüsinasyon dışarıda karşılık gelen bir uyaran olmadan ortaya çıkan algısal deneyimleri ifade eder.

En sık bilinen örnek sesler duymaktır.

Ancak farklı duyusal alanlarda da deneyimler yaşanabilir.

Bir kişinin tek bir olağandışı algısal deneyim yaşaması üzerinden belirli bir psikiyatrik tanıya ulaşmak doğru değildir.

Psikoz her zaman şizofreni midir?

Hayır. Bu önemli bir ayrımdır. Psikotik belirtiler şizofreni spektrumundaki bozukluklarda görülebilir ancak yalnızca bu durumlarla sınırlı değildir.

Bazı duygudurum bozukluklarında, madde veya ilaç kullanımına bağlı durumlarda ve bazı tıbbi veya nörolojik durumlarda da psikotik belirtiler ortaya çıkabilir.

Bu nedenle psikoz bir belirti kümesi olarak değerlendirilir; altta yatan nedenin belirlenmesi için kapsamlı değerlendirme gerekir.

Yoğun kaygı psikoz anlamına gelir mi?

Hayır. Yoğun kaygı yaşayan kişiler bazen: “Kontrolümü kaybedeceğim.”, “Delireceğim.”, “Gerçeklikten kopacağım.” şeklinde korkular yaşayabilir.

Panik sırasında çevre gerçek dışı veya uzakmış gibi hissedilebilir.

Bu tür deneyimler tek başına psikoz anlamına gelmez.

Örneğin derealizasyon yaşayan kişi çoğunlukla çevrenin gerçek olmadığını düşünmekten ziyade: “Gerçek olmadığını biliyorum ama bana öyle hissettiriyor.” şeklinde bir deneyim yaşayabilir.

Psikozla ayrımın gerektiği durumlarda profesyonel değerlendirme önemlidir.

Psikoz neden ortaya çıkar?

Tek bir neden yoktur. Genetik yatkınlık, biyolojik faktörler, bazı psikiyatrik durumlar, madde kullanımı, bazı ilaçlar ve tıbbi durumlar farklı kişilerde rol oynayabilir.

Bu nedenle ilk kez ortaya çıkan psikotik belirtilerin yalnızca psikolojik stresle açıklanmaması önemlidir.

İlk belirtilerde neden erken değerlendirme önemlidir?

Kişinin gerçeklik değerlendirmesinde belirgin bir değişiklik ortaya çıktığında erken profesyonel değerlendirme altta yatan durumun anlaşılmasına ve uygun tedavinin planlanmasına yardımcı olabilir.

Özellikle belirtiler yeni başladıysa psikiyatrik ve gerektiğinde tıbbi değerlendirme önemlidir.

Psikoz yaşayan kişi tehlikeli midir?

Psikoz veya şizofreni tanısı bir kişinin otomatik olarak tehlikeli olduğu anlamına gelmez. Bu tür genellemeler damgalamayı artırabilir.

Risk değerlendirmesi tanı etiketine göre değil, kişinin mevcut belirtileri, davranışları ve içinde bulunduğu koşullar dikkate alınarak yapılmalıdır.

Ne zaman acil yardım gerekir?

Kişi kendisine veya başkasına zarar verme riski taşıyorsa, ciddi biçimde kontrolünü kaybetmişse, temel ihtiyaçlarını karşılayamıyorsa veya gerçeklikle temasındaki bozulma güvenliğini tehlikeye sokuyorsa acil sağlık değerlendirmesi gerekebilir.

Back to Blog Book Appointment