Korku insan yaşamının doğal ve gerekli duygularından biridir. Gerçek bir tehlikeyle karşılaştığımızda bizi koruyabilir ve hızlı tepki vermemize yardımcı olabilir. Bu nedenle bir şeyden korkmak tek başına psikolojik bir sorun değildir.
Ancak bazı korkular gerçek tehlikeyle karşılaştırıldığında çok yoğun hale gelebilir ve kişinin yaşamını sınırlandırmaya başlayabilir.
Bu noktada normal korku ile fobi arasındaki ayrım önem kazanır.
Normal korku ile fobi arasındaki fark nedir?
Korkunun varlığı tek başına fobi anlamına gelmez.
Özgül fobilerde belirli bir nesne veya durum belirgin korku ve kaygı oluşturabilir.
Kişi korktuğu durumla karşılaştığında yoğun kaygı yaşayabilir veya mümkün olduğunca o durumdan kaçınabilir.
Önemli noktalardan biri korkunun kişinin günlük yaşamı üzerindeki etkisidir.
Hangi şeylere karşı fobi gelişebilir?
Özgül fobiler çok farklı durumlarla ilişkili olabilir.
Örneğin: uçak, yükseklik, asansör, kapalı alanlar, hayvanlar, iğne veya kan, fırtına gibi belirli nesne ve durumlar yoğun korku oluşturabilir.
Kişi korkusunun aşırı olduğunu düşünse bile o durumla karşılaştığında kaygısını kontrol etmekte zorlanabilir.
Bedende neler yaşanabilir?
Korkulan durumla karşılaşıldığında: kalp atışının hızlanması, terleme, titreme, nefes alışverişinde değişiklik, baş dönmesi hissi veya yoğun kaçma isteği ortaya çıkabilir.
Bazı kişiler korkulan durumla henüz karşılaşmadan, yalnızca karşılaşma ihtimalini düşünürken bile kaygı yaşayabilir.
Beklenti kaygısı nedir?
Örneğin uçaktan korkan bir kişi yalnızca uçuş sırasında kaygılanmayabilir. Uçuştan günler önce: “Ya panik olursam?”, “Ya oradan çıkamazsam?” diye düşünmeye başlayabilir.
Böylece korku yalnızca olayın gerçekleştiği süreyle sınırlı kalmaz.
Kişinin planlarını ve günlük yaşamını önceden etkilemeye başlayabilir.
Kaçınma ne zaman yaşamı sınırlandırır?
Kişi korktuğu durumla karşılaşmamak için yaşamını yeniden düzenleyebilir. Uçağa binmemek için çok uzun yolculuklar yapabilir. Asansör yerine sürekli merdiven kullanabilir. Yüksek katlardaki yerlere gitmeyebilir. Hayvanla karşılaşabileceğini düşündüğü alanlardan uzak durabilir.
Başlangıçta küçük görünen bu düzenlemeler zamanla kişinin seçeneklerini azaltabilir.
“Korkumun mantıksız olduğunu biliyorum ama engelleyemiyorum”
Bu ifade fobilerde sık karşılaşılan bir deneyimi anlatabilir. Kişi zihinsel olarak durumun düşündüğü kadar tehlikeli olmadığını biliyor olabilir. Ancak bedeninin verdiği korku tepkisi devam edebilir. Bu nedenle: “Korkacak bir şey yok.” demek çoğu zaman tek başına yeterli olmaz.
Her yoğun korku özgül fobi midir?
Hayır. Korkunun başka psikolojik durumlarla veya gerçek bir riskle ilişkili olup olmadığı değerlendirilmelidir. Ayrıca tek bir korku deneyimi üzerinden tanı konulamaz.
Korkunun süresi, yoğunluğu, kaçınma davranışları ve kişinin yaşamındaki etkisi birlikte değerlendirilir.
Ne zaman psikolojik destek düşünülebilir?
Korkunuz nedeniyle seyahatlerinizi, işinizi, sosyal yaşamınızı veya günlük tercihlerinizi sürekli değiştiriyorsanız psikolojik değerlendirme yararlı olabilir. Psikoterapide korkuyu sürdüren düşünceler, bedensel tepkiler ve kaçınma davranışları ele alınabilir.