Kanser tanısı, bireyin yaşam, ölüm, gelecek ve kontrol duygusuna ilişkin düşüncelerini etkileyebilir. Hastalığın seyri, tedavi sonuçları, yaşam süresine ilişkin endişeler ve geleceğin öngörülememesi ölüm kaygısını ve varoluşsal sorgulamaları artırabilir.
Kanser sürecinde ölüm korkusu, çaresizlik, yalnızlık, öfke ve yaşamın anlamına ilişkin düşünceler ortaya çıkabilir. Belirsizlik yalnızca hastalığın tıbbi yönleriyle sınırlı değildir. Aile yaşamının nasıl etkileneceği, iş hayatına devam edilip edilemeyeceği ve geleceğe ilişkin planların gerçekleşip gerçekleşmeyeceği de psikolojik kaygı kaynakları olabilir.
Bazı bireyler, yakınlarını üzmemek amacıyla korkularını ve duygularını paylaşmaktan kaçınabilir. Duyguların sürekli bastırılması, yalnızlık hissini ve psikolojik zorlanmayı artırabilir.
Psikolojik destek sürecinde, ölüm kaygısına ve belirsizliğe eşlik eden duyguların anlaşılması, kontrol edilebilen ve edilemeyen durumların ayırt edilmesi ve bireyin kişisel değerleri doğrultusunda yaşamını sürdürebilmesi üzerinde çalışılır.
Varoluşsal kaygıların ele alınması, psikolojik esnekliğin geliştirilmesi ve belirsizlikle baş etme becerilerinin desteklenmesi bu sürecin önemli bileşenlerindendir.