Bir gece kötü uyumak hemen herkesin yaşayabileceği bir durumdur. Sorun bazen uyku güçlüğünün tekrar etmeye başlamasıyla ortaya çıkar. Kişi yatağa girer ancak uzun süre uyuyamaz, gece sık sık uyanabilir veya sabah planladığından erken uyanıp yeniden uykuya dalamayabilir. Bir süre sonra uyku, doğal bir süreç olmaktan çıkıp kişinin her gece kontrol etmeye çalıştığı bir probleme dönüşebilir.
Stres uykuyu neden etkileyebilir?
Yoğun stres dönemlerinde zihinsel ve bedensel uyarılmışlık artabilir. Kişi gün boyunca yaşadığı sorunları yatağa girdiğinde düşünmeye devam edebilir. Beden yorgun olsa bile zihin hâlâ problem çözmeye çalışıyor olabilir. Bu nedenle stresli dönemlerde uyku düzeninin geçici olarak etkilenmesi mümkündür.
Kaygı ve uyku arasındaki ilişki
Kaygı gelecekte oluşabilecek tehditlere karşı zihni hazırlamaya çalışır. Bu sistem gece de aktif olduğunda kişi rahatlamakta zorlanabilir. “Yarın ne olacak?” sorusu uyku öncesinde tekrar tekrar gündeme gelebilir. Bunun üzerine uyuyamama kaygısı da eklenebilir. “Ya bu gece de uyuyamazsam?” düşüncesi kişinin yatağa daha uyanık ve gergin girmesine neden olabilir.
Depresif dönemlerde uyku değişebilir mi?
Evet. Depresif dönemlerde bazı kişiler uykuya dalmakta veya uykuyu sürdürmekte zorlanabilir. Bazıları ise normalden daha uzun süre uyuyabilir. Ancak uyku değişiklikleri tek başına depresyon tanısı anlamına gelmez.
Duygudurum, keyif alma, enerji, motivasyon ve diğer belirtiler birlikte değerlendirilmelidir.
Uyku hakkında aşırı düşünmek
Uykusuzluk tekrarlandığında kişi gün içerisinde bile geceyi düşünmeye başlayabilir: “Bu gece uyuyabilecek miyim?”, Akşam yaklaşırken kaygı artabilir, saat sürekli kontrol edilebilir, kişi uykusunu yönetmek için giderek daha fazla kural geliştirebilir.
Böylece uyku üzerinde kontrol kurmaya çalışmak, uykuya ilişkin baskıyı artırabilir.
Uykusuzluğun nedeni her zaman psikolojik midir?
Hayır. Bu özellikle önemlidir. Uyku sorunlarının psikolojik nedenlerin yanında farklı tıbbi durumlar, uyku bozuklukları, kullanılan bazı ilaçlar, kafein veya diğer maddeler ve yaşam düzeniyle ilişkili nedenleri olabilir.
Horlama, uykuda nefesle ilgili sorunlar, belirgin gündüz uykululuğu veya başka alışılmadık belirtiler bulunuyorsa tıbbi değerlendirme özellikle önemlidir.
Kendi kendime uyku ilacı kullanmalı mıyım?
Uyku amacıyla ilaç veya başka ürünlerin kullanımı konusunda kişinin kendi kendine tedavi düzenlemesi uygun değildir. İlaç gerekip gerekmediği ve kullanılacak tedavinin niteliği hekim tarafından değerlendirilmelidir.
Psikolojik tedavi ise uyku sorununu sürdüren düşünce ve davranış örüntülerini ele alabilir.
Uykusuzlukta psikoterapi
Psikoterapi sürecinde uykuya ilişkin düşünceler, yatakla kurulan ilişki, uyku alışkanlıkları ve uykusuzlukla ilgili kaygılar değerlendirilebilir.
Amaç kişiye: “Daha çok uyumaya çalış.” demek değildir.
Uyku sorununu sürdüren döngüleri anlamaktır.
Ne zaman destek alınabilir?
Uyku sorunu haftalardır devam ediyor, gündüz dikkat ve işlevselliğinizi etkiliyor veya uyuyamama korkusu günlük yaşamınızın önemli bir parçasına dönüştüyse profesyonel değerlendirme düşünülebilir.