Bazı insanlar yüksek bir binanın kenarında durduğunda yoğun korku yaşar. Bazıları uçağa binmekten kaçınır. Bazıları ise asansörün kapıları kapandığında veya dar bir ortamda bulunduğunda güçlü bir kaçma isteği hisseder.
Bu korkuların hepsi aynı şekilde ortaya çıkmaz ve herkeste aynı nedene dayanmaz.
Fobilerin gelişiminde farklı öğrenme deneyimleri, kişinin tehdit algısı ve korkulan durumdan kaçınma davranışları etkili olabilir.
Korku doğrudan bir deneyimden sonra başlayabilir mi?
Evet. Örneğin kişi bir uçuş sırasında şiddetli türbülans yaşamış olabilir. Asansörde kalmış olabilir. Yüksekte yaşadığı korkutucu bir deneyim sonrasında benzer ortamlardan uzak durmaya başlayabilir. Zihin daha sonra benzer durumları önceki tehlikeyle ilişkilendirebilir.
Ancak fobi gelişmesi için kişinin mutlaka travmatik bir olay yaşamış olması gerekmez.
Başkasının korkusunu öğrenebilir miyiz?
Korkular bazen gözlem yoluyla da öğrenilebilir. Çocukluk döneminde yakın çevresindeki bir kişinin belirli bir hayvandan yoğun biçimde korktuğunu gören biri, o durumun tehlikeli olduğu mesajını öğrenebilir. Benzer şekilde sürekli tehlike anlatılarıyla karşılaşmak da kişinin risk algısını etkileyebilir.
Bu, her gözlenen korkunun mutlaka fobiye dönüşeceği anlamına gelmez.
Uçak korkusunda kişi aslında neden korkuyor olabilir?
“Uçaktan korkuyorum.” ifadesinin altında herkes için aynı korku bulunmayabilir. Bir kişi kazadan korkabilir. Bir başkası kapalı bir yerde kalmaktan rahatsız olabilir.
Başka biri ise uçakta panik yaşarsa kaçamayacağını veya yardım alamayacağını düşünebilir.
Bu nedenle korkunun yalnızca nesnesini değil, kişinin: “Tam olarak ne olacağından korkuyorum?” sorusuna verdiği cevabı anlamak önemlidir.
Asansör ve kapalı alan korkusunda ne yaşanabilir?
Kapalı alanlarda bazı kişiler: “Buradan çıkamayacağım.”, “Ya nefes alamazsam?”, “Ya panik olursam?” gibi düşünceler yaşayabilir.
Kalp atışının hızlanması veya nefes alışverişindeki değişiklikler de: “Bir şey oluyor.” şeklinde yorumlanabilir.
Bu durum korkunun daha da artmasına yol açabilir.
Yükseklik korkusu neden herkeste aynı değildir?
Yüksek bir yerde belirli düzeyde dikkatli olmak normaldir. Ancak bazı kişiler güvenli bir ortamda bile yoğun korku yaşayabilir. Balkona yaklaşmaktan, yüksek katlı bir binanın penceresinden bakmaktan veya teleferiğe binmekten kaçınabilir.
Korkunun kişinin yaşamını ne ölçüde sınırlandırdığı değerlendirmede önemlidir.
Kontrol edememek korkuyu artırabilir mi?
Bazı fobilerde kontrol hissi önemli olabilir. Örneğin uçakta kişi aracı kendisi kullanmadığı için daha yoğun kaygı yaşayabilir. Asansörde kapının istediği anda açılmayacağını düşünebilir. Bu durum: “İstersem buradan çıkamam.” algısını güçlendirebilir.
Fobiler zamanla kendiliğinden büyüyebilir mi?
Korkulan durumdan sürekli kaçınıldığında kişi korkusunu yeniden değerlendirebileceği deneyimleri daha az yaşar. Her kaçınma: “İyi ki gitmedim, yoksa kötü bir şey olabilirdi.” şeklinde yorumlanabilir.
Bu da korkunun devam etmesine katkıda bulunabilir.
Psikoterapide ne yapılır?
Özgül fobilerin psikolojik tedavisinde korkulan durumla ilişkili düşünce ve davranışların değerlendirilmesi önemlidir.
Kanıta dayalı yaklaşımlarda kişinin korkulan durumlarla güvenli ve planlı biçimde karşılaşmasını içeren maruz bırakma temelli yöntemler kullanılmaktadır. Bu süreç kişiyi hazırlıksız şekilde korkusunun içine atmak anlamına gelmez. Değerlendirme sonucunda kişiye uygun, yapılandırılmış bir plan oluşturulur.