Panik atak sona erdiğinde bedensel belirtiler azalabilir. Ancak bazı kişiler için asıl zorlayıcı dönem bundan sonra başlar.
“Ya tekrar olursa?”
“Bir dahaki sefere yalnız olursam ne yaparım?”
“Ya dışarıdayken başlarsa?”
Bu düşünceler kişinin yeni bir panik atak yaşamasa bile sürekli tetikte olmasına neden olabilir.
Panik atağın kendisinden korkmak zamanla ayrı bir kaygı kaynağı haline gelebilir.
İlk panik atak neden bu kadar etkileyici olabilir?
Panik atak sırasında yaşanan belirtiler oldukça yoğun olabilir.
Özellikle kişi daha önce benzer bir deneyim yaşamamışsa kalp çarpıntısı, nefes değişiklikleri, baş dönmesi veya yoğun korku ciddi bir tehlike olarak algılanabilir.
Atak sona erdikten sonra kişi:
“Az önce bana ne oldu?”
diye düşünmeye başlayabilir.
Belirsizlik ve yaşanan deneyimin yoğunluğu, olayın zihinde önemli bir tehdit olarak kaydedilmesine neden olabilir.
“Ya tekrar olursa?” düşüncesi
Panik atağın ne zaman ortaya çıkacağını kesin olarak bilmek mümkün olmadığında kişi bir sonraki atağı önceden fark etmeye çalışabilir.
Bu nedenle bedenini daha yakından takip etmeye başlayabilir.
Kalp biraz hızlandığında:
“Başlıyor mu?”
Baş dönmesi olduğunda:
“Yine mi olacak?”
diye düşünebilir.
Normalde önemsenmeyecek bedensel değişiklikler, önceki panik deneyimi nedeniyle yeni bir anlam kazanabilir.
Bedeni sürekli kontrol etmek
Kişi yeni atağı önlemek amacıyla kalp atışını, nefesini veya genel beden durumunu sık sık kontrol edebilir.
Ancak dikkat sürekli bedene yöneldiğinde küçük değişiklikler daha kolay fark edilir.
Örneğin merdiven çıktıktan sonra kalbin hızlanması tamamen beklenen bir durum olabilir.
Fakat panik atağın tekrarından korkan kişi bunu:
“Kalbim yine hızlandı. Panik başlıyor olabilir.”
şeklinde yorumlayabilir.
Bu düşünce kaygıyı artırabilir ve kişi gerçekten panik belirtileri yaşamaya başlayabilir.
Beklenti kaygısı nedir?
Bazen kişi yeni bir atak yaşamadan da saatlerce veya günlerce panik atağı düşünebilir.
Bu durum günlük yaşamda sürekli bir beklenti oluşturabilir.
“Bugün olacak mı?”
“Akşam yalnız kalınca başlar mı?”
“Arabada olursa ne yaparım?”
Kişi henüz gerçekleşmemiş bir atağa karşı sürekli hazırlıklı olmaya çalışabilir.
Bu süreçte yaşamın önemli bir bölümü panik atağın gelip gelmeyeceğini takip etmekle geçebilir.
Güvenlik davranışları
Panik korkusu yaşayan kişi kendisini daha güvende hissetmek için bazı davranışlar geliştirebilir.
Örneğin yanında sürekli su taşıyabilir, çıkışa yakın oturabilir, yalnız dışarı çıkmamaya çalışabilir veya hastaneye yakın yerleri tercih edebilir.
Bu davranışlar kısa vadede rahatlatıcı olabilir.
Ancak kişi zamanla:
“Bunları yapmazsam panikle baş edemem.”
diye düşünmeye başlayabilir.
Böylece güvenlik amacıyla yapılan davranışlar kişinin kendi başına baş edebileceğine ilişkin güvenini azaltabilir.
Kaçınma nasıl başlar?
İlk başta yalnızca panik atağın yaşandığı yerden kaçınılabilir.
Örneğin atak alışveriş merkezinde yaşandıysa kişi bir süre alışveriş merkezine gitmek istemeyebilir.
Daha sonra kalabalık yerler, toplu taşıma, uzun yolculuklar veya yalnız kalmak da kaygı verici hale gelebilir.
Bu durumda kişinin yaşam alanı giderek daralabilir.
Panik atak korkusuyla yaşamak zorunda mıyım?
Panik atağın tekrarından korkmak anlaşılabilir bir tepkidir. Ancak bu korku kalıcı olmak zorunda değildir.
Psikoterapide panik sırasında yaşanan bedensel duyumların nasıl yorumlandığı, kişinin yeni atağa ilişkin beklentileri ve panikten korunmak için geliştirdiği davranışlar değerlendirilebilir.
Amaç kişiye bir daha hiçbir zaman kaygı yaşamayacağı garantisini vermek değildir.
Amaç panik belirtilerinin kişinin yaşamını yönetmesini azaltmaktır.
Panik atağın tekrarından korkuyor ve yaşamınızı bu korkuya göre düzenlemeye başladıysanız Panik Bozukluğu çalışma alanını inceleyebilirsiniz.
Psikoterapi süreci hakkında bilgi için Terapi Seçenekleri ve İletişim bölümlerine ulaşabilirsiniz.