Blog’a dön

Kaygı Vücutta Hangi Belirtilere Yol Açabilir?

Kaygı çoğu zaman endişe ve korku gibi duygularla ilişkilendirilir. Ancak kaygı yalnızca zihinde yaşanan bir durum değildir.

Beden de kaygıya tepki verir.

Bu nedenle kişi psikolojik olarak kaygılı olduğunu fark etmeden önce kalp atışlarında, nefesinde, kaslarında veya sindirim sisteminde değişiklikler hissedebilir.

Kaygı bedeni neden etkiler?

İnsan bedeni olası bir tehlike algıladığında hızlı biçimde harekete geçmeye hazırlanır.

Bu sistem gerçek bir fiziksel tehlikede oldukça yararlıdır.

Ancak tehdit fiziksel olmak zorunda değildir. Gelecekle ilgili yoğun endişeler, belirsizlik veya kişinin tehdit olarak değerlendirdiği düşünceler de bedensel uyarılmayı artırabilir.

Bu nedenle kişi güvenli bir ortamda otururken bile bedeni sanki bir tehlikeye hazırlanıyormuş gibi tepki verebilir.

Kalp çarpıntısı

Kaygı sırasında kalp atışları hızlanabilir veya kişi normalde fark etmediği kalp atışlarını daha belirgin hissedebilir.

Bu durum özellikle sağlık konusunda kaygılı kişilerde yeni bir endişe yaratabilir.

“Kalbimde bir sorun mu var?” düşüncesi kaygıyı artırabilir; kaygının artması ise kalp atışlarının daha fazla hissedilmesine yol açabilir.

Bununla birlikte yeni başlayan veya açıklanamayan çarpıntıların otomatik olarak kaygıya bağlanmaması gerekir. Fiziksel nedenlerin değerlendirilmesi gerektiğinde sağlık profesyoneline başvurulmalıdır.

Nefes darlığı hissi

Kaygı sırasında solunum biçimi değişebilir.

Kişi yeterince nefes alamadığını, sürekli derin nefes alma ihtiyacı duyduğunu veya göğsünde sıkışma olduğunu hissedebilir.

Bu his korkutucu olduğunda kişi nefesini daha fazla kontrol etmeye başlayabilir. Nefese yoğun biçimde odaklanmak ise normal solunum değişikliklerinin daha belirgin hissedilmesine neden olabilir.

Kas gerginliği ve ağrı

Kaygılı olduğumuzda beden farkında olmadan gerilebilir.

Özellikle omuz, boyun, çene ve sırt bölgesinde gerginlik oluşabilir.

Uzun süre devam eden kas gerginliği bazı kişilerde ağrı veya yorgunluk hissine katkıda bulunabilir.

Mide ve bağırsak belirtileri

Stres ve kaygı sindirim sistemiyle de ilişkilidir.

Bulantı, mide rahatsızlığı, karın ağrısı veya bağırsak alışkanlıklarında değişiklikler yaşanabilir.

Bazı kişiler önemli bir görüşmeden veya stresli bir olaydan önce bu değişiklikleri çok net fark eder.

Baş dönmesi, terleme ve titreme

Kaygının oluşturduğu fizyolojik uyarılma terleme, titreme veya baş dönmesi gibi belirtilerle de kendisini gösterebilir.

Bu belirtilerin kendisinden korkmak, kişinin bedenini daha yakından takip etmesine yol açabilir.

Böylece normalde önemsenmeyecek küçük bedensel değişiklikler bile tehdit olarak yorumlanabilir.

Yorgunluk ve uyku sorunları

Sürekli tetikte olmak zihinsel olduğu kadar fiziksel olarak da yorucudur.

Kaygı nedeniyle uykuya dalmak zorlaşabilir veya uyku kalitesi etkilenebilir.

Sonuçta kişi gün içerisinde yorgunluk, konsantrasyon güçlüğü veya enerji düşüklüğü yaşayabilir.

Her fiziksel belirti kaygıdan mı kaynaklanır?

Hayır.

Bu özellikle önemlidir.

Çarpıntı, nefes darlığı, baş dönmesi, ağrı veya sindirim sistemi sorunlarının birçok fiziksel nedeni olabilir.

Bu nedenle yeni başlayan, şiddetli, tekrarlayan veya endişe yaratan fiziksel belirtilerin “nasıl olsa kaygıdır” şeklinde değerlendirilmesi doğru değildir.

Gerektiğinde tıbbi değerlendirme yapılmalıdır.

Fiziksel nedenler değerlendirildikten sonra belirtilerin kaygıyla ilişkili olduğu düşünülüyorsa psikolojik faktörlerin ele alınması yararlı olabilir.

Kaygının bedensel belirtilerinden korkmak

Bazen asıl sorun ilk bedensel belirti değil, kişinin bu belirtiye verdiği anlamdır.

Örneğin kalp atışını fark etmek:

“Bir şey oluyor.”

düşüncesini oluşturabilir.

Bu düşünce kaygıyı artırır.

Kaygı arttığında kalp daha hızlı atabilir.

Kişi bunu ilk düşüncesinin doğrulandığı şeklinde yorumlayabilir.

Bu döngünün anlaşılması özellikle panik ve sağlık kaygısı yaşayan kişiler açısından önemlidir.

Kaygının bedensel belirtileri sıklaşıyor veya günlük yaşamınızı etkiliyorsa Kaygı (Anksiyete) Bozuklukları çalışma alanını inceleyebilir, psikoterapi hakkında bilgi için Terapi Seçenekleri bölümüne ulaşabilirsiniz.

Blog’a dön Randevu Al