Bir ortama girdiğinizde aklınızdan: “Acaba benim hakkımda ne düşünüyorlar?”, “Yanlış bir şey söylersem ne olur?”, “Beni yetersiz bulurlar mı?” gibi düşünceler geçebilir.
Başkaları tarafından nasıl algılandığımızı önemsemek insan olmanın doğal bir parçasıdır. Ancak bazı kişiler için olumsuz değerlendirilme ihtimali sosyal ortamlarda yoğun bir kaygıya dönüşebilir.
Kişi yalnızca konuştuğu konuya değil, nasıl göründüğüne, nasıl konuştuğuna ve karşısındaki kişinin kendisini nasıl değerlendirdiğine de odaklanmaya başlayabilir.
Yargılanma korkusu neden oluşabilir?
Tek bir nedeni yoktur. Geçmişte yaşanan eleştirilme veya dışlanma deneyimleri, kişinin kendisine ilişkin düşünceleri, sosyal çevresi ve mizacı gibi birçok faktör etkili olabilir.
Kişi zaman içerisinde: “Hata yaparsam insanlar benim hakkımda kötü düşünür.” gibi varsayımlar geliştirebilir.
Bu düşünce sosyal ortamlarda daha fazla kendini kontrol etmeye yol açabilir.
Kendimi sürekli izlemek
Sosyal kaygı arttığında kişinin dikkati bulunduğu ortamdan kendi üzerine kayabilir. “Sesim titriyor mu?”, “Yüzüm kızardı mı?”, “Garip görünüyor muyum?”
Kişi konuşmanın içeriğine odaklanmak yerine kendisini dışarıdan izliyormuş gibi değerlendirebilir. Bu durum doğal davranmayı zorlaştırabilir.
İnsanların ne düşündüğünü gerçekten bilebilir miyiz?
Çoğu zaman hayır bilemeyiz. Birinin yüz ifadesi, kısa cevap vermesi veya başka tarafa bakması birçok nedenle açıklanabilir.
Ancak kaygılı kişi belirsiz sosyal işaretleri kendisiyle ilişkilendirebilir: “Kesin saçma konuştuğumu düşündü.” Bu bir yorumdur; doğrudan bilgi değildir.
Fakat kaygı yüksek olduğunda yorum gerçekmiş gibi hissedilebilir.
Sosyal ortamdan sonra konuşmayı tekrar düşünmek
Yargılanma korkusu yalnızca sosyal ortamdayken yaşanmayabilir.
Kişi eve döndüğünde konuşmaları tekrar tekrar değerlendirebilir:
“Bunu neden söyledim?”, “Orada susmalıydım.”, “Acaba yanlış mı anladı?”
Bu değerlendirme bazen saatler sürebilir.
Kişi gelecekte benzer bir hata yapmamak için geçmiş konuşmayı analiz ettiğini düşünebilir; ancak bu süreç kendisine yönelik eleştiriyi artırabilir.
Kaçınmak neden rahatlatır?
Kaygı yaratan bir davete gitmemek kısa vadede rahatlama sağlayabilir.
Topluluk önünde konuşmaktan kaçınmak da benzer şekilde kaygıyı azaltabilir.
Fakat kaçınma tekrarlandıkça kişi: “Bu durumla baş edemiyorum.” şeklinde düşünmeye başlayabilir.
Bu nedenle sosyal yaşam zaman içerisinde daralabilir.
Her yargılanma korkusu sosyal kaygı bozukluğu mudur?
Hayır değildir. Yeni bir işe başlarken, önemli bir sunum yaparken veya yeni insanlarla tanışırken kaygılanmak oldukça doğaldır.
Profesyonel değerlendirmede korkunun yoğunluğu, ne kadar süredir devam ettiği, kaçınma davranışları ve kişinin günlük yaşamını ne ölçüde etkilediği birlikte ele alınır.
Ne zaman psikolojik destek düşünülebilir?
Yargılanma korkusu nedeniyle sosyal ortamlardan kaçınıyor, iş veya eğitim fırsatlarını geri çeviriyor ya da ilişkilerinizde kendinizi sürekli kontrol ediyorsanız psikolojik değerlendirme yararlı olabilir.
Psikoterapide kişinin olumsuz değerlendirilme korkusu, kendisine yönelttiği dikkat, kaçınma ve güvenlik davranışları üzerinde çalışılabilir.