Blog’a dön

İlişkilerde Yoğun Duygusal İniş Çıkışlar ve Borderline

İlişkilerde Yoğun Duygusal İniş Çıkışlar ve Borderline

Bazı ilişkilerde duygular oldukça hızlı ve yoğun yaşanabilir. Kişi partnerine bir anda çok yakın hissederken kısa süre sonra yoğun hayal kırıklığı veya öfke yaşayabilir. Küçük bir tartışma: “Artık beni sevmiyor.” şeklinde yorumlanabilir. Ardından yoğun kaygı, öfke veya ilişkiyi sonlandırma isteği ortaya çıkabilir. Bu tür duygusal değişimler borderline kişilik bozukluğunda görülebilir. Ancak tek başına bu özellikler tanı koymak için yeterli değildir.

Duygular neden bu kadar yoğun hissedilebilir?

Duygusal düzenleme, bir duygunun hiç ortaya çıkmaması anlamına gelmez. Duygunun fark edilmesi, yoğunluğunun yönetilebilmesi ve duyguya rağmen kişinin davranışlarını belirli ölçüde seçebilmesiyle ilişkilidir. Bazı kişiler duyguları daha yoğun yaşayabilir ve sakinleşmek için daha fazla zamana ihtiyaç duyabilir.

Özellikle yakın ilişkiler bu duyguları güçlü biçimde tetikleyebilir.

Küçük olaylar neden büyük tepkiler oluşturabilir?

Partnerin mesajına geç cevap vermesi dışarıdan küçük bir olay gibi görünebilir. Ancak kişi bunu: “Beni artık önemsemiyor.” şeklinde yorumlarsa olayın duygusal anlamı değişir. Böylece yoğun kaygı veya öfke ortaya çıkabilir.

Burada kişinin tepkisini anlamak için yalnızca olaya değil, olaya verilen anlama da bakmak gerekir.

Birini çok iyi veya çok kötü görmek

Bazı kişiler ilişkilerinde karşısındaki insanı değerlendirme biçiminde belirgin değişiklikler yaşayabilir. Bir dönemde: “Beni gerçekten anlayan tek kişi.” diye düşündüğü partnerini bir tartışma sonrasında: “Beni hiç önemsemiyor.” şeklinde değerlendirebilir.

Yoğun duygular sırasında kişinin karşısındaki insanın hem olumlu hem olumsuz özelliklerini aynı anda zihninde tutması zorlaşabilir.

İlişki neden merkezde olabilir?

Yakın ilişkiler aidiyet, güvenlik ve değerli hissetme gibi önemli psikolojik ihtiyaçlarla bağlantılıdır. Bu nedenle ilişkide yaşanan küçük bir değişiklik bazı kişilerde çok güçlü duygusal tepkiler oluşturabilir. Özellikle terk edilme veya reddedilme ihtimali yoğun bir tehdit olarak algılanıyorsa ilişkideki dalgalanmalar daha belirgin hale gelebilir.

Ani duygu değişimleri borderline anlamına gelir mi?

Hayır. Duygudurum değişimleri stres, kaygı, depresyon, travmayla ilişkili süreçler, ilişki sorunları ve başka psikolojik veya tıbbi durumlarla da ilişkili olabilir. Borderline kişilik bozukluğu yalnızca “duyguları hızlı değişen kişi” anlamına gelmez.

Tanı için kişinin uzun dönemli ve farklı yaşam alanlarındaki örüntülerinin değerlendirilmesi gerekir.

“Borderline insanlar ilişki kuramaz” düşüncesi doğru mu?

Hayır. Borderline kişilik bozukluğu tanısı kişinin sağlıklı veya anlamlı ilişkiler kuramayacağı anlamına gelmez. Belirtilerin niteliği ve yoğunluğu kişiden kişiye değişebilir. Uygun psikolojik tedaviyle duygu düzenleme, kişilerarası ilişkiler ve dürtüsel davranışlar üzerinde çalışılabilir.

Psikoterapide neler ele alınabilir?

Yoğun duyguları tetikleyen durumların fark edilmesi, duyguların isimlendirilmesi, otomatik davranışların değerlendirilmesi, kişilerarası sınırlar, terk edilme ve reddedilme beklentileri gibi alanlar terapi sürecinde ele alınabilir.

Amaç duyguları ortadan kaldırmak değil, kişinin duygularını daha işlevsel biçimde yönetebilmesini desteklemektir.

Blog’a dön Randevu Al