Derealizasyon ve depersonalizasyon birbirine benzeyen ancak aynı şeyi ifade etmeyen iki deneyimdir.
En temel fark şudur:
Depersonalizasyonda yabancılaşma kişinin kendisine yönelir.
Derealizasyonda yabancılaşma çevreye yönelir.
Bazı kişiler yalnızca birini yaşarken bazı kişiler her iki deneyimi birlikte yaşayabilir.
Depersonalizasyon nedir?
Depersonalizasyon kişinin kendisinden, düşüncelerinden, duygularından veya bedeninden uzaklaşmış gibi hissetmesidir.
Kişi:
“Kendimi dışarıdan izliyormuş gibiyim.”
“Duygularım bana ait değilmiş gibi geliyor.”
“Kendimi otomatik pilotta gibi hissediyorum.” şeklinde tarif edebilir.
Bazı kişiler duygularını eskisi kadar yoğun hissedemediklerini veya kendi davranışlarını uzaktan gözlemliyormuş gibi olduklarını söyleyebilir.
Derealizasyon nedir?
Derealizasyon kişinin çevresini alışılmış biçimde deneyimlemekte zorlanmasıdır.
Çevre: rüya gibi, sisli, uzak, yabancı veya gerçek dışı hissedilebilir.
Kişi ailesini, arkadaşlarını ve bulunduğu yeri tanımaya devam eder; ancak bunların oluşturduğu tanıdıklık hissi değişmiş olabilir.
Derealizasyon halüsinasyon mudur?
Derealizasyonun kendisi halüsinasyon değildir.
Kişi çevresinin gerçek olmadığını kesin bir gerçek olarak kabul etmekten çok, çevrenin kendisine gerçek değilmiş gibi geldiğini ifade eder.
Örneğin: “Burasının gerçek olduğunu biliyorum ama gerçekmiş gibi hissedemiyorum.” diyebilir.
Bu ayrım klinik açıdan önemlidir.
Depersonalizasyon ve derealizasyon neden korkutucu olabilir?
İnsanlar normalde kendi bedenlerini ve çevrelerini tanıdık ve sürekli bir biçimde deneyimler.
Bu algıda ani bir değişiklik olduğunda kişi doğal olarak endişelenebilir.
İlk düşünce bazen: “Aklımı mı kaybediyorum?” olabilir.
Bu korku kişinin belirtileri daha fazla takip etmesine neden olabilir.
Kişi gün boyunca:
“Şimdi nasıl hissediyorum?”
“Gerçeklik hissim geri geldi mi?” diye kendisini kontrol etmeye başlayabilir.
Kaygı ve stresle ilişkili olabilir mi?
Evet. Depersonalizasyon ve derealizasyon yoğun stres veya kaygıyla birlikte görülebilir. Panik ve başka psikolojik durumlara eşlik edebilir. Travmatik yaşantılarla ilişkili olabilir.
Bunun yanında uyku yoksunluğu, bazı maddeler ve çeşitli tıbbi durumlar da benzer deneyimlerle ilişkili olabileceğinden tek bir neden varsayılmamalıdır.
Derealizasyon varsa dissosiyatif bozukluğum var mıdır?
Hayır. Bir kez veya kısa süreli derealizasyon yaşamak depersonalizasyon/derealizasyon bozukluğu tanısı anlamına gelmez.
Tanısal değerlendirmede belirtilerin devamlılığı veya tekrarlaması, oluşturduğu sıkıntı, kişinin günlük yaşamına etkisi ve başka nedenlerle açıklanıp açıklanamadığı birlikte değerlendirilir.
Belirtileri sürekli kontrol etmek
Kişi belirtilerden korktuğunda kendisini test etmeye başlayabilir:
“Bu oda bana gerçek geliyor mu?”
“Ellerim bana aitmiş gibi geliyor mu?”
“Şu anda normal miyim?”
Bu kontroller kısa süreli güvence sağlayabilir ancak kişinin dikkatini sürekli yaşadığı deneyime yöneltebilir.
Bu nedenle belirtilerin kendisi kadar kişinin belirtilere verdiği tepki de önemlidir.
Ne zaman profesyonel destek alınabilir?
Derealizasyon veya depersonalizasyon sık tekrarlıyor, uzun sürüyor veya iş, ilişki ve günlük yaşamınızı etkiliyorsa profesyonel değerlendirme düşünülebilir.
Değerlendirmenin amacı yalnızca belirtilere bir isim vermek değildir.
Belirtilerin hangi koşullarda ortaya çıktığını, başka belirtilerle ilişkisini ve kişinin yaşamındaki etkisini anlamaktır.