Blog’a dön

Cinsel İşlev Sorunlarında Ne Zaman Psikolojik Destek Alınmalı?

Cinsel İşlev Sorunlarında Ne Zaman Psikolojik Destek Alınmalı?

Cinsel yaşamda zaman zaman değişiklikler yaşanması olağandır. Tek bir olumsuz deneyim veya geçici isteksizlik otomatik olarak cinsel işlev bozukluğu anlamına gelmez.

Ancak sorun tekrar ediyor, kişide belirgin sıkıntı oluşturuyor veya ilişkiyi etkilemeye başlıyorsa profesyonel değerlendirme düşünülebilir.

Sorun ne kadar süredir devam ediyor?

Değerlendirmede yalnızca: “Bu sorun var mı?” sorusuna bakılmaz. Ne zaman başladığı, hangi koşullarda ortaya çıktığı, her durumda mı yoksa belirli durumlarda mı yaşandığı, kişinin bundan ne ölçüde rahatsız olduğu ve zaman içinde nasıl değiştiği de önemlidir.

Sorun her durumda yaşanıyor mu?

Cinsel işlev güçlüğünün yalnızca belirli durumlarda ortaya çıkması değerlendirme açısından önemli bilgi sağlayabilir.

Örneğin kişi yalnızca yeni bir partnerle veya kendisini baskı altında hissettiği durumlarda sorun yaşıyor olabilir.

Başka bir kişide ise sorun farklı koşullarda da devam edebilir.

Bu farklılıklar olası etkenlerin değerlendirilmesine yardımcı olur ancak tek başına nedenin psikolojik veya fiziksel olduğunu kanıtlamaz.

Psikolog mu, hekim mi?

Cinsel işlev sorunlarında bu iki değerlendirme birbirinin alternatifi olmak zorunda değildir. Bazı durumlarda öncelikle tıbbi değerlendirme gerekebilir. Bazı durumlarda psikolojik veya ilişkisel faktörler belirgin olabilir. Bazı kişilerde ise hem fiziksel hem psikolojik faktörler aynı anda rol oynayabilir. Bu nedenle kişinin ihtiyacına göre farklı sağlık profesyonelleri birlikte değerlendirilebilir.

Hangi durumlarda tıbbi değerlendirme önemlidir?

Cinsel işlevde yeni ve açıklanamayan bir değişiklik, ağrı, fiziksel bir sağlık sorunuyla eş zamanlı başlayan belirtiler veya kullanılan bir ilaçla ilişkili olabileceği düşünülen değişikliklerde tıbbi değerlendirme önemlidir. İlaçların kendi kendine kesilmesi veya dozlarının değiştirilmesi uygun değildir.

Psikolojik değerlendirmede neler ele alınabilir?

Cinsel işlev sorunuyla birlikte: performans kaygısı, başarısızlık korkusu, bedeni sürekli kontrol etme, cinsellikten kaçınma, kişinin bedeniyle ilgili olumsuz değerlendirmeleri, ilişki çatışmaları veya yoğun stres bulunabilir.

Bu faktörlerin sorunun başlamasında veya devam etmesinde nasıl bir rol oynadığı değerlendirilebilir.

Cinsel sorun yaşamak “yetersizlik” anlamına gelir mi?

Hayır yetersizlik anlamına gelmemektedir. Cinsel işlevde yaşanan güçlük kişinin erkekliği, kadınlığı, çekiciliği veya partnerine duyduğu sevginin doğrudan ölçüsü değildir. Sorunu kişisel yetersizlik şeklinde yorumlamak utanç ve performans baskısını artırabilir. Bu baskı da bazı durumlarda mevcut güçlüğün devam etmesine katkıda bulunabilir.

Partnerle konuşmak neden zor olabilir?

Cinsel sorunlar utanç veya yetersizlik duygularını tetikleyebilir. Kişi konuyu açarsa partnerinin kendisini farklı göreceğinden korkabilir. Bu nedenle sorun gizlenebilir veya cinsel yakınlıktan kaçınılabilir. Ancak kaçınma partner tarafından ilgisizlik veya reddedilme şeklinde yorumlanabilir. Uygun iletişim bu yanlış anlamaların azaltılmasına yardımcı olabilir.

Psikoterapinin amacı nedir?

Amaç kişiyi bir performans standardına ulaştırmak değildir. Sorunun psikolojik ve ilişkisel boyutları varsa bunları anlamak, kaygıyı sürdüren döngüleri değerlendirmek ve cinselliğin sürekli bir performans testine dönüşmesini azaltmak üzerinde çalışılabilir. Gerektiğinde tıbbi değerlendirmeyle birlikte ilerlemek önemlidir.

Ne zaman destek alınmalı?

Sorun tekrar ediyor, kişisel sıkıntıya neden oluyor, cinsel yakınlıktan kaçınmaya yol açıyor veya ilişkinizi belirgin biçimde etkiliyorsa profesyonel değerlendirme düşünülebilir. Yardım almak için sorunun çok ağırlaşmasını beklemek gerekmez.

Blog’a dön Randevu Al